ÇEVİRİ,  GENEL

Koronavirüs’ten Dolayı Koku Duyunuzu Mu Kaybettiniz? Burnunuz için Fiziksel Terapi Deneyin!

Laura Drager Haziran’da koronavirüse yakalandığında, birisi burnunu tıkamış gibi hissediyordu.

Bir sabah, favori Gatorade’ini içerken (sarı olan) iki saat içinde içeceğin tamamen aromasız olduğunu fark etti. Hemen bir mum yakıp üfleyerek söndürdü ancak dumanın kokusunu alamadı.

Koku duyusu kaybolmuştu. Dediklerine göre artık “Her şeyin tadı ya çamaşır suyu gibi ya da hiç tadı yok.”

Knoxville’den 45 dakika uzaklıkta olan Sevierville, Tenn’de yaşayan 41 yaşındaki Drager, geçtiğimiz birkaç ayda yaklaşık 8.5 kilo verdi. “Artık o ‘açım’ hissine sahip değilim.” Yorumunu yapan Drager, “Koku ve tadın hayatın ne kadar önemli bir parçası olduğunu kaybedene kadar anlamıyorsunuz.” şeklinde açıkladı.

Koronavirüs yayılmaya devam ederken, hastalığa yakalandıktan sonra koku duyusunu kaybeden veya parosmi (normal kokuların yeni ve genelde rahatsız edici aromalar hissettirmesine sebep olan bir bozukluk) kişilerin sayısı da artıyor.

Eylül’de paylaşılan bir meta-analizin bulgularına göre , Koronavirüse yakalanan kişilerin %77’si enfeksiyonlarının sonucu olarak bir çeşit koku kaybına maruz kalıyor.

Bu belirtiler için önerilen tedavi koku eğitimi. Peki koku eğitimi nasıl yapılır ve neden yapılmalı?

Birkaç uzmandan bu konu hakkında tavsiyeler aldık.

Koku eğitimi nedir?

Öncelikle, koku eğitiminin ne olmadığını netleştirelim. Eğer aklınıza bir New York Times restoran eleştirmeni olan Tejal Rao gibi “Rocky” filminden bir antrenman montajı geliyorsa, durum sandığınızdan çok daha farklı. Koku eğitimi burnunuz için bir fiziksel terapi gibi, sıkıcı ve monoton. Bazen aylar boyunca günde iki kez birkaç çeşit keskin koku koklanarak koku duyularının uyarılması ve yenilenmesi, en azından daha iyi çalışması sağlanıyor.

Uluslararası Kemosensör Araştırmaları Birliği (GCCR) üyesi ve kâr amacı gütmeyen kuruluş AbScent’in kurucusu Chrissi Kelly “Hızlı bir çözüm değil. Devam etmelisiniz.”  şeklinde açıklamalarda bulunuyor.

Koku duyunuzu kaybedeli birkaç hafta olduysa ve hala geri gelmeye başlamadıysa koku eğitimine başlamanız mantıklı. Koku duyunuzun geri dönmesi, bir anda olmasa da zaman içerisinde olabilir. Koku duyunuzu kazanmaya başladığınız ilk dönemlerde kokular bozuk veya kötü gelebilir.

Bilim insanları hala Koronavirüs’ün koku duyusunu etkilediği tüm yolları inceliyor, ancak parosminin oluşum sebebini beyne giden koku sinirlerinin rahatsız edilmesine bağlıyorlar. Philadelphia’daki bir kar amacı gütmeyen araştırma enstitüsü olan Monell Kimyasal Duyular Merkezi fakülte üyesi Pamela Dalton’a göre bu durum “Sanki 1950’lerdeki bir telefon operatörünün yanlış kişiyi yanlış hatta bağlaması gibi”.

Çoğu insan için parosmi iyileşmenin başlangıcı, bu yüzden uzmanlar koku eğitiminin iyileşmede faydalı olabileceğine inanıyor.

Neden koku eğitimi?

Koku duyunuzu kaybetmek sizi harap bir hale sokmuş olsa da gerçekten koku eğitimine ihtiyacınız olup olmadığını, koku duyunuzun zaman içinde kendiliğinden geri döneceğini düşünüyor olabilirsiniz.

Çoğu kişide koku duyusunun enfeksiyon başlangıcından sonraki birkaç hafta içinde geri döndüğü görülüyor.

18 Avrupa hastanesinden koku problemleri yaşayan 1363 koronavirüs hastası üzerinde yapılan bir Ocak ayı çalışmasına göre hastaların çoğunun koku duyularına iki ay içinde, yüzde 40’lık bir kesimin ise duyularına 2 hafta içerisinde kavuştuğu görülüyor. Çalışmaya katılan tüm hastaların günde iki defa koku eğitimi aldığı Brüksel Üniversite Hastanesi kulak burun boğaz profesörü Dr. Jerome R. Lechien ile çalışmanın bir diğer yazarı tarafından tarafından belirtildi. Kaç hastanın eğitimi uyguladığı kesin olmasa da, hastaların neredeyse dörtte birisi semptomların başlangıcından 60 gün sonra bile koku problemleri yaşamaya devam etti. Altı ay noktasına gelindiğinde ise, hastaların yüzde 95’inin koku duyularını geri kazandığı görüldü.

Koku eğitiminin koronavirüs geçiren kişilerdeki etkisini inceleyen kuvvetli çalışmalar henüz paylaşılmadı. Ancak, koku eğitiminin koku duyuları sinüs enfeksiyonu gibi yollardan hasar görmüş kişiler üzerinde etkili olduğunu kanıtlayan birkaç çalışmadan dolayı koronavirüsten dolayı koku duyusu zarar gören kişiler için de en iyi seçenek olarak genel kabul görmekte. Referans 1, Referans 2

Dr. Dalton, alaycı bir biçimde “Hiçbir riski yok – can sıkıntısı hariç” şeklinde belirtiyor.

Ancak, eğitime başlamadan önce koku duyunuza etki edebilecek diğer şartları elemek mantıklı bir hareket.

Koronavirüs sonrası koku problemleri yaşayan ancak sebebinin burun poliplerinin ilhitaplanması olduğu anlaşılan bir hasta ile karşılaştığını anlatan Houston Baylor Tıp Koleji kulak burun boğaz uzmanı Dr. Suntosh K. Siyam, koronavirüsten bağımsız olan bu poliplerin alınması sonucu hastanın koku duyusunun büyük miktarda gelişim gösterdiğini belirtti.

“Bir K.B.B.’ye görünmek bir şeyleri kaçırmadığınızı anlamak için iyi bir yol” şeklinde de ekledi.

Kokularınızı nasıl seçmelisiniz?

Uzmanların önerisi başlangıç olarak aşina olduğunuz ve sizde güçlü hatıralar uyandıran dört koku seçmeniz yönünde. Bu kokuları eğitiminizin ilk aşaması boyunca kullanacaksınız. Bunlardan birisi şampuan kokusu, favori parfümünüz veya bahçenizdeki bir ağacın limonlarının kokusu olabilir. Evde sıkça yemek yapan birisi, dolabındaki bazı baharatları kullanabilir.

Dr. Dalton, alternatif olarak bazı kişilerin kötü kokan şeylerle büyük miktarda başarı elde ettiğini de belirtti.

Koku eğitiminin bir noktasında restoran eleştirmeni Bayan Rao bayat süt kullandı. Yazın koronavirüse yakalanan Bayan Drager ise, her gün bir mum söndürerek dumanını koklamaya çalışıyor.

Eğer bunlar ilginizi çekmezse güller, okaliptüs, limon ve karanfil gibi esanslar içeren koku kitleri alabilirsiniz. Kitlerin mağaza fiyatları genelde 50 doların altında.

Bu esansları dışarıdan satın alarak AbScent sitesindeki yönergelerle kendi koku kitinizi yapmanız da mümkün.

Eğer kendi esanslarınızı alırsanız ve kabından direkt olarak koklamak isterseniz öncelikle koku bozukluğu olmayan birisinden esansları koklamasını isteyin. Sonra, koklayan kişiye kap burunlarından birkaç santim aşağıdayken kokuyu kolayca alıp alamadıklarını sorun. (Bazı kapların açıklıkları çok dar olduğundan, kokusunu almak zor olabiliyor.) Bu süreçte, esanslar yüksek miktarda konsantre olduğu için cildinize değdirmekten kaçınmalısınız.

Koku eğitimi nasıl çalışıyor?

Konuştuğumuz uzmanlar benzer yöntemler önerse de koku eğitiminin uluslar arası spesifik bir yöntemi yoktur.

Kokularınızı yakın ve ulaşılabilir bir yerde tutmanız öneriliyor, mesela başucunuzda tutabilirsiniz. Her kokuyu yaklaşık 20 saniye koklarsanız toplam bir dakika bu işlemi yapmış olacaksınız.

Bunu yaparken derin nefesler almak yerine kısa nefesler, Bayan Kelly’nin dediğine göre sürekli kısa nefeslerin alındığı tavşan nefesleri, almanız öneriliyor.

Johns Hopkins Üniversitesi Baltimore Tıp Fakültesi’nden Dr. Nicholas R. Rowan, bu esnada koklanılan şeyin fotoğrafına bakmanın yardımcı olduğunu söylüyor.

Daha sonra, zihninizde kokladığınız şeyin eskiden nasıl tattığını ve koktuğunu canlandırmaya çalışın.

Dr. Dalton, bunun sadece bir şeyi koklamak değil, aynı zamanda zihnimizde eskiden yediğimiz şeylerin veya vücudumuza sürdüğümüz bir losyonun nasıl koktuğunu canlandırırsak sürecin daha keyifli geçeceğini belirtiyor.

Aynı zamanda bir anıyı, fikri veya duyguyu canlandıran kokuların daha ideal olduğunu belirtiyor. Bunun sebebi ise beynimizin koku algısında büyük rol oynaması.

Ne kadar süre bunu yapmak gerekiyor?

Doktorlar genellikle hastalarına üç ay boyunca günde iki defa koku egzersizi yapmalarını öneriyor. Otorinolarengoloji Departmanı Koku ve Tat Alma Kliniğinden Dr. Thomas Hummel, gerekirse bir sene boyunca egzersize devam edilmesini öneriyor.

Koku egzersizinin başarısı, yaşımız dahil birçok faktöre bağlı. Genellikle gençlerin viral hastalıklardan sonra koku alma duyuları yaşlılara göre daha hızlı düzelir. Bunun bir sebebi yaşlılarda reseptör nöronların daha az bulunması ve gençlere göre daha geç yeniden üretilmesi.

Dr. Hummel, “Yaşlandığında, her şey yavaşlar.” şeklinde de ekledi.

Nasıl motive kalabilirsiniz?

Hemen sonuç vermeyen süreçler gibi, plana sadık kalmakta zorlanabilirsiniz.

Dr. Rowan, “Bazı hastalar için çok sinir bozucu olabiliyor,” dedi. “Bu tedaviyi arıyorlar, çünkü koku alamıyorlar ve bunun düzelmesini istiyorlar. Biz ise sahip olmadığınız bu duyusal işlevi kullanın diyoruz.”. Ama ekliyor, “Şu anda en iyi şey bu,”. 

Alışkanlık kazanmak için bir takvim kullanarak her koku egzersizi seansını kaydetmeyi öneriyor.

Bayan Kelly ise günlük tutmanın da yardımcı olabileceğini söylüyor, böylece her seansta tecrübe ettiğiniz şeyleri not alabilirsiniz. Motivasyona yardımcı olması amacıyla, AbScent websitesi, ilerlemenizi kaydedebileceğiniz Snif adlı uygulamayı öneriyor.

Son olarak, eğer koku alamayan o kadar fazla insan tanımıyorsanız, destek ve ilham için online topluluklara katılmayı düşünebilirsiniz. Bayan Kelly, koronavirüse yakalanmış insanlar için AbScent Facebook grubunun 25.000 kişiyi aştığını belirtiyor.

Bayan Drager ise, hala koku duyusu sistemini iyileştirmeye uğraşsa da, geçen sene, koku duyusunu kaybetmesinden bu yana ilk kez bir limonun kokusunu almayı başardı. Gözyaşlarına hâkim olamayarak, “Yavaş da olsa ilerleme kaydediyorum,” dedi.

Çeviri: Levent Sarı (@levosari3) & Deniz Bezer (@BezerDeniz)

Yazının Orjinali: Covid Stole Your Sense of Smell? Try Physical Therapy for Your Nose.

Bu İçeriğe Emojiyle Tepki Ver!
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir